15 Mart 2014 Cumartesi
What Stops the Holy Qur'an Stop Signs of the Holy Qur'an-Kuranı Kerimde Durak İşaretleri
_/\/\____________/\/\_____________ KANARYAM █▓▒░▒▓█ FENERLİ ¯¯¯¯¯¯\/\/¯¯¯¯¯¯¯¯¯\/\/¯¯¯¯¯¯¯¯¯
KURANI KERİMDE DURAK İŞARETLERİ
Bu işaretler şunlardır:
م Mim: Muhakkak durmalıdır. Durmak vâcib, geçmek haramdır. Durulmayıp geçilirse anlam bozulur.
ط Tı: Durmak gerekir.
ج Cim: Geçmek de durmak da câizdir fakat durmak daha iyidir.
ز Ze: Geçmek de durmak da câizdir fakat geçmek daha iyidir.
ق Gaf: Geçmek de durmak da câizdir fakat geçmek daha iyidir.
لا Lâmelif: Durulmaz! Bulunan yerde durulursa, önceki kelime ile birlikte tekrar okunur. Âyet-i kerime sonunda durunca, tekrar edilmez.
قف Gıf: Durmak daha iyidir.
ص Sad: Durmakta mahzur yoktur.
صلي Sad-Lam-Ya: Geçmek daha iyidir.
صلح Sad-Lam-Ha: Geçmek de durmak da câizdir.
ع Ayn: Bazı âyet-i kerimelerin sonunda bulunur. Namazda okunursa bu işaret bulunan yerde rukûya gitmek iyi olur.
ك Kef: Kezalik demektir. Kendisinden önce hangi secavent geçmişse, bu da öyle demektir.
Üç nokta: Bu üç noktanın birisinde durulur. Eğer üzerinde üç nokta bulunan birinci kelimede durulursa, üç nokta olan ikinci kelimede durulmaz. Birinci kelimede durulmamışsa, ikincide durulur. Her ikisinde de durmamak veya her ikisinde de durmak câiz değildir. Örnek: Kadr sûresi sonu
Kelime Altında Bulunanlar
قصر Kasr: Bu kelimenin bulunduğu yerler kısa okunur.
مد Med: Bu kelimenin bulunduğu yerler uzun okunur.
سكته Sekte: Bu kelimenin yazıldığı yerde, kısa bir zaman nefes alınmadan durulur. Durulmadan geçilirse, anlamı bozulur. Kur’an-ı kerimde dört yerde sekte vardır.
ادغام İdgam: Kelimenin yazıldığı gibi değil de, idgam ile okunur. Kelimelerin altında yazılı olan idgam, Kur’an-ı kerimde, yalnız Hud suresi 42. âyetinde vardır. Burada, (İrkeb me’anâ) yazılır ise de, (İrkemme’anâ) okunur.
س Sin: Sad harfinin altına yazıldığı yerlerde "sad" harfi "sin" gibi okunur.
اماله İmale:Yalnız Hud suresinin 41. âyetinde geçer. Mecrahâ kelimesinin altında imâle yazar. Buradaki ra harfi, üstünden esreye doğru meyillendirilerek okunur. Mecrihâ diye okunmaz. Okunuşunu, bilen birisinden öğrenmek gerekir.
تسهيل Teshil: Kolaylaştırmak demektir. Birbirini takip eden iki hemzeden ikincisi, "elif" ile "he" sesi arasında yumuşak olarak okunur.
İslam Alimlerinin büyüklerinden, Osmanlı Devleti’ninin 9. Şeyhülislamı Ahmed İbn-i Kemal Paşa, bir manzume ile secavendleri şöyle beyan eder:
Mim: Lâzım durmak burada elbet,Geçmede, küfürden korkulur pek !
Tı :Mutlaka durmak nişânıdır.Nerde görsen, orda hemen dur!
Cim :Caiz geçmek ondan, hem revâ,Durmak fakat evlâdır, sana!
Ze: Câiz, onda dahi durdular,Geçmeyi, daha iyi gördüler.
Sad: Durmakta ruhsat var, dediler.Nefes almaya izin verdiler.
Lâ: “Durulmaz!” demektir her yerde,Durma hiç! Alma hem nefes de!Sevabın cümleye ihsan et!Bu tertible oku, itmam et.
Kuran’daki vakıflar şu beş mertebeye ayırırlar:
...م : Durmak vaciptir. Durulmayıp geçilirse anlam bozulur.
ط : Durmak evlâdır (daha iyidir).
ج : Durmak evlâdır.
قف : Durmak evlâdır. Hafif bir duruşla (bir nefeslik) durulmalıdır.
ز : Geçmek evlâdır.
ق : Geçmek evlâdır.
ص : Nefes yetmediğinde durulabilir.
لا : Durmak caiz değildir. Eğer durulursa bir önceki kelime ile birlikte tekrar okunur. Ayet sonunda durunca ise, tekrar edilmez çünkü durak sonlarında durmak caiz, hatta efdaldir.
ك : Bir evvelki durağın aynısı demektir.
: Yakın aralıklarla rastlanan bu üç noktanın birisinde durulur, diğerinde durulmaz. Her ikisinde durmak veya her ikisinde geçmek caiz değildir (üç noktanın birincisi ayet ortasında, ikincisi ise ayet sonunda olsa veya üç noktanın birincisi ayet sonunda olsa bile hüküm aynıdır. Yani bu durmda, birincisinde durmuş isek, diğerinde durmamalıyız):
… قَوْمٌ آخَرُونَ فَقَدْ جَاءُوا ظُلْمًا وَزُورًا (4) (Furkan 25/4, s. 361. “kavmun” ile “zûrâ” kelimelerinin sonunda).
… مِنْ كُلِّ أَمْرٍ (4) سَلامٌ … (Kadir 97/4-5, s. 600. “emrin” ile “selâmun” kelimelerinin sonunda).
ع: Okuyan namazda ise ve rüku yapmak istiyorsa, bu işaretin olduğu yerde rüku etmesinin münasip olduğunu gösterir.
Not: Kuran’da birkaç yerde, kıraat imamlarının oradaki durak işareti konusunda ihtilaf etmelerinden, iki durak işareti birden kullanılmıştır. Mesela, Duhân 44/49, s. 499’un başındaki “zuq (ذُقْ)” kelimesinin sonunda “lâ” ve “cim” durak işareti beraber yazılmıştır. Biz bu iki durak işaretinden birisine uyabiliriz. b. Diğerleri
الجزؤ : Cüz başlarını belirtmek için yazılmıştır. 20 sayfaya bir cüz denir (son cüz olan 30. cüz, 26 sayfadır).
حزب : Her cüz 4 hizbe ayrılır, her cüzün ¼’ini gösterir (26 sayfa olan 30. cüzde de 4 hizb vardır).
سجده : Secde ayetlerini gösterir ve o ayet hizasına konur. Kuran’da şu 14 yerde secde âyeti vardır: Araf 7/206, s. 177; Ra’d 13/15, s. 252; Nahl 16/49, s. 273; İsrâ 17/107, s. 294; Meryem 19/58, s. 310; Hac 22/18, s. 335; Furkân 25/60, s. 366; Neml 27/25, s. 380; Secde 32/15, s. 417; Sâd 38/24, s. 455; Fussilet 41/37, s. 481; Necm 53/62, s. 529; İnşikâk 84/21, s. 591; Alak 96/19, s. 599. Bunlardan 7’si farz (Araf 7/206, s. 177; Ra’d 13/15, s. 252; Nahl 16/49, s. 273; İsrâ 17/107, s. 294; Meryem 19/58, s. 310; Hac 22/18, s. 335; Sâd 38/24, s. 455); 3’ü vacip (Furkân 25/60, s. 366; Secde 32/15, s. 417; Fussilet 41/37, s. 481); 4’ü ise sünnettir (Neml 27/25, s. 380; Necm 53/62, s. 529; İnşikâk 84/21, s. 591; Alak 96/19, s. 599).
مد : Hangi harfin altında bulunuyorsa o harf bir elif miktarı uzatılır: Mesela:
مُسْتَهْزَِؤُنَ (Bakara 2/14, s. 4 “u” nun altında)
قصر : Hangi harfin altında bulunuyorsa, o harf uzatılmadan okunur: Mesela:
أُولَئِكَ (Bakara 2/5, s. 2)
ص : Vasl hemzeleri (okunmadan geçilen hemzeler) üzerine konur. Mesela:
فِى الْاَرْضِ (Bakara 2/11, s. 4)
قطع : Katı hemzeleri (muhakkak okunması gereken hemzeler) altına konur. Mesela:
اَ طَّلِعُ , (Kasas 28/38, s. 391) اَ تَّخِذُ (Enam 6/14, s. 130)
نِ : Sonu tenvinli kelimelerden bir sonraki kelimeye geçişi sağlar (Bu durumda tenvin tek harekeye düşer ve vasıl nun’u esreli olarak okunur). Mesela:
سَوَاءً الْعَاكِفِ (Hac 22/25, s. 336), بِغُلَامٍ ا سْمُهُ (Meryem 19/7, s. 306)
س : Kuran’da ص harfiyle yazıldığı halde س gibi ince okunması gereken yerlerde kullanılır. Sad harfinin altına yazıldığı yerlerde “sad” harfi,“sin” gibi okunur:
اَلْمُصَيْطِرُونَ (Tûr 52/37, s. 526) , وَاللَّهُ يَقْبِضُ وَيَبْصُطُ (Bakara 2/245, s. 40)
اماله (İmâle): Yalnızca Hud 11/41 s. 227’deki مَجْرَاهَا kelimesindeki ra’nın altında bulunur. Burada ra harfi, üstünden esreye doğru meyillendirilerek okunur.
ادغام (İdgam): Altına yazıldığı kelime, yazıldığı gibi değil de, idgam ile okunur. Yalnızca Hud 11/42 s. 227’de vardır: اِرْكَمَّعَنَا ← اِرْكَبْ مَعَنَا
تسهيل (Teshîl): Kolaylaştırmak demektir. Birbirini takip eden iki hemzenin altına yazılır. Bu iki hemzeden birincisi yerinden, ikincisi ise, he sesi karıştırılmadan, hemze tam yerine verilmeden, hemze ile elif arasında yumuşak olarak (hafifce hemzeden medde kayar gibi) okunur. Asım kıraatına göre sadece Fussilet 41/44, s. 482’de teshîl vardır ve Kuran’da bu kelimenin altında “teshîl” yazılıdır: ءَأَعْجَمِيٌّ (Fussilet 41/44, s. 482). Burada ne “ê” diyeceğiz, ne de “ee”, ikisinin arasında yumuşak bir sesle okuyacağız.
اشمام (İşmâm): Sükûndan sonra kelimenin sonunda bulunan ötre harekesine işaret etmek için dudakların ileriye doğru toplamasına işmam denir. İşmam sadece ötrede ve aslı ötre olanda olur. Hükmü: Asım kıraatına göre Yusuf 12/11, s. 237 dışında, vacip değildir ve esas olarak sağırlar için yapılır:
لَا تَأْمَنَّا (Yusuf 12/11, s. 237). Bu kelimenin aslı: لَا تَأْمَنُنَا . Kuran’da bu kelimenin altında “işmâm” yazar. Burada işmam yapmak herkes için gerekir (aslında “bize güvenmiyorsun” anlamında olan bu ifadenin, idğamlı/gunelli oluyuştan dolayı “bize güvenme” şeklinde anlaşılmaması için).
نَسْتَعِينُ (Fâtiha 1/5). Buradaki zorunlu değildir.
تفخيم : Altına yazıldığı harfin kalın okunması gerektiğini gösterir. Özellikle yanılınılabilecek yerlerde kullanılır. Mesela Enbiya 21/28, s. 325’deki “irtedâ” kelimesindeki “ra” nın altında vardır: لِمَنِ ارْتَضَى OKUYUŞ ŞEKİLLERİ (YAVAŞ – HIZLI – NORMAL)
A. Tahkîk: En ağır okuma şeklidir. Yavaş yavaş, manayı düşünerek, bütün tecvit kurallarına uyarak, ruhsatları kullanmadan (mesela medd-i munfasılı da 4 elif uzatarak) okumaktır.
B. Hedr / Hadr: Süratli okuma şeklidir. Hatim indirenler, cüz okuyanlar bunu tercih ederler. Bunda yine medd-i lazım 4, medd-i muttasıl 2 elif uzatılır. Bu ikisinin dışında 1 eliften fazla uzatılanlar ise 1 elif uzatarak okunur.
C. Tedvîr: Tahkîk ile hedr’in ortasıdır. Bunda da mana düşünülür._________________ Cim Harfi: Geçilebilir ama durmak tercih edilmelidir…
Ze Harfi: Durulabilir ama tercihen geçmek daha iyidir…
Tı Harfi: Görüldüğü yerde durulması gerekir…
Sat Harfi: Bir nefes almalık durmakta sakınca yoktur…
Mim Harfi: Görüldüğü yerde mutlak durulması gerekir…
La Harfi: Nefes almalık bile durmak hoş değildir, hemen geçmek gerekir. Şayet nefes bitmiş ve geçilemeyecekse nefes alınıp bir önceki harften başlanarak okumaya devam edilir. Şayet Ayet-i Kerime sonundaysa tekrar edilmez…
Ayn Harfi: Namazlarda ayn harfinin olduğu yerde rukuya varılır. Ve bu harf hep ayetlerin sonunda bulunur…
Üstteki metinde aşağıdaki şiirden faydalanılmıştır
Ahmed ibni Kemal paşanın “rahmetullahi teala aleyh” Kur-an’ı Kerimin secavendleri [yani durakları] için yazdığı şiir aşağıdadır:Cim Caiz geçmek ondan, hem reva,durmak fekat, evladır sana!ZeCaiz, onda dahi durdular,geçmeği, daha iyi gördüler.TıMutlaka durmak nişanıdır,nerde görsen, orda hemen dur!SatDurmakda ruhsat var dediler,nefes almağa izin verdiler.MimLazım durmak burada elbetgeçmede, küfürden korkulur pek!LâDurulmaz! demekdir her yerde,durma hiç! alma hem nefes de!
Bu tertible oku, itmam et!sevabın cümleye ihsan et!
Ayn harfi, rüku demekdir. Ömer Farukun “radıyallahü anh” kıldırırken, ayakda okumayı bitirip, rükuya eğildiğini gösterir. Ayn işareti, hep ayetlerin sonunda bulunmaktadır. Lâ bulunan yerde durulursa, evvelki kelime ile birlikde tekrar okunur. Ayet-i Kerime sonunda durunca, tekrar edilmez.
Kuranı kerimde Belirli yerlerde duraklar vardır..Kur an-ı Kerim'de, kelimelerin üstünde ve altında bazı işaretler vardır ki bunlara "secavent(durak)" adı verilir.
Bu işaretler şunlardır:
Mim: Muhakkak durmalıdır. Durmak vâcib, geçmek haramdır. Durulmayıp geçilirse anlam bozulur.
Tı: Durmak gerekir.
Cim: Geçmek de durmak da câizdir fakat durmak daha iyidir.
Ze: Geçmek de durmak da câizdir fakat geçmek daha iyidir.
Gaf: Geçmek de durmak da câizdir fakat geçmek daha iyidir.
Lâmelif: Durulmaz! Bulunan yerde durulursa, önceki kelime ile birlikte tekrar okunur. Âyet-i kerime sonunda durunca, tekrar edilmez.
Gıf: Durmak daha iyidir.
Sad: Durmakta mahzur yoktur.
Sad-Lam-Ya: Geçmek daha iyidir.
Sad-Lam-Ha: Geçmek de durmak da câizdir.
Ayn: Bazı âyet-i kerimelerin sonunda bulunur. Namazda okunursa bu işaret bulunan yerde rukûya gitmek iyi olur.
Kef: Kezalik demektir. Kendisinden önce hangi secavent geçmişse, bu da öyle demektir.
Üç nokta: Bu üç noktanın birisinde durulur. Eğer üzerinde üç nokta bulunan birinci kelimede durulursa, üç nokta olan ikinci kelimede durulmaz. Birinci kelimede durulmamışsa, ikincide durulur. Her ikisinde de durmamak veya her ikisinde de durmak câiz değildir. Örnek: Kadr sûresi sonu
Kelime Altında Bulunanlar
asr: Bu kelimenin bulunduğu yerler kısa okunur.
Med: Bu kelimenin bulunduğu yerler uzun okunur.
Sekte: Bu kelimenin yazıldığı yerde, kısa bir zaman nefes alınmadan durulur. Durulmadan geçilirse, anlamı bozulur. Kur an-ı kerimde dört yerde sekte vardır.
İdgam: Kelimenin yazıldığı gibi değil de, idgam ile okunur. Kelimelerin altında yazılı olan idgam, Kur an-ı kerimde, yalnız Hud suresi 42. âyetinde vardır. Burada, (İrkeb me anâ yazılır ise de, (İrkemme anâ okunur.
Sin: Sad harfinin altına yazıldığı yerlerde "sad" harfi "sin" gibi okunur.
İmale:Yalnız Hud suresinin 41. âyetinde geçer. Mecrahâ kelimesinin altında imâle yazar. Buradaki ra harfi, üstünden esreye doğru meyillendirilerek okunur. Mecrihâ diye okunmaz. Okunuşunu, bilen birisinden öğrenmek gerekir.
Teshil: Kolaylaştırmak demektir. Birbirini takip eden iki hemzeden ikincisi, "elif" ile "he" sesi arasında yumuşak olarak okunur.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
https://twitter.com/kanaryamfenerli