25 Mart 2014 Salı
derman arardım derdime
_/\/\____________/\/\_____________ KANARYAM █▓▒░▒▓█ FENERLİ ¯¯¯¯¯¯\/\/¯¯¯¯¯¯¯¯¯\/\/¯¯¯¯¯¯¯¯¯
Dermân arardım derdime derdim bana dermân imiş,
Bürhân sorardım aslıma aslım bana bürhân imiş.
Dermân arardım derdime derdim bana dermân imiş,
Delil sorardım aslıma aslım bana delilmiş.
Dert zahiren sıkıntı ve zorluk demektir. Her işi bir hikmet üzerine olan hakkın işlerini bizler şer olarak adlandırmak ile kendi gafletimizi ortaya koymaktayız. Sonsuz hayır sahibi olan Allah (c.c) kullarına zulüm edici değildir.Bizler kendi nakıslıklarımızla sıkıntıları dert olarak adlandırıp bir üzüntü ve ümitsizlik içerisine düşeriz.
Halbuki hakkın bütün tecellileri kullarını kemalata çekmek içindir. Bizler kıt olan anlayışımızla bunu anlayamamaktayız.Ancak arif olanlar bir efendiye bende olan kişiler eğer tam olarak teslim olurlarsa her tecellide hakkı seyir edip hiç bir şeyden mahzun olmazlar.
Dermânarardım derdime derdim bana dermân imiş,
Bürhânsorardım aslıma aslım bana bürhân imiş.
Sağ usolum gözler idim dost yüzünü görsem deyü,
Bentaşrada arar idim ol cân içinde cân imiş.
Öylesanırdım ayriyem dost gayrıdır ben gayriyem,
Bendengörüp işiteni bildim ki ol cânân imiş.
Savm u sâlâtu hac ile sanma biter zâhid işin,
İnsân‐ı Kâmil olmaya lâzım olan irfânimiş
Kandegelir yolun senin ya kande varır menzilin,
Nerdengelip gittiğini anlamayan hayvân imiş.
Mürşidgerektir bildire Hakk’ı sana Hakk’al‐yakîn,
Mürşidiolmayanların bildikleri gümân imiş.
Hermürşide dil verme kim yolun sarpa uğratır,
MürşidiKâmil olanın gâyet yolu âsân imiş
Anlahemen bir söz durur yokuş değildir düz durur,
Âlem kamûbir yüz dürür gören anı hayrân imiş.
İşitNiyâzî’nin sözün bir nesne örtmez Hakk yüzün,
Hakk’danayân bir nesne yok gözsüzlere pinhân imiş
Dermân arardım derdime derdim bana dermân imiş,
Bürhân sorardım aslıma aslım bana bürhân imiş.
Dermân arardım derdime derdim bana dermân imiş,
Delil sorardım aslıma aslım bana delilmiş.
Dert zahiren sıkıntı ve zorluk demektir. Her işi birhikmet üzerine olan hakkın işlerini bizler şer olarak adlandırmak ile kendigafletimizi ortaya koymaktayız. Sonsuz hayır sahibi olan Allah (c.c) kullarınazulüm edici değildir.Bizler kendi nakıslıklarımızla sıkıntıları dert olarakadlandırıp bir üzüntü ve ümitsizlik içerisine düşeriz.
Halbuki hakkın bütün tecellileri kullarını kemalata çekmek içindir. Bizler kıtolan anlayışımızla bunu anlayamamaktayız.Ancak arif olanlar bir efendiye bendeolan kişiler eğer tam olarak teslim olurlarsa her tecellide hakkı seyir ediphiç bir şeyden mahzun olmazlar.
“Elâ inne Evliya AllahiLâ havfün aleyhim velâhüm yahzenun” Yunus 62
“Bilesinizki, Allah'ın dostlarına korku yoktur; onlar üzülmeyecekler de.”
Buayeti kerimede de görüldüğü gibi onlar her hali ile hakkı tanırlar. Bu yüzdenhiçbir şeyi dert olarak adlandırmazlar.
Batınıolarak dert ise Allah (c.c) derdidir. Onun veçhini görmek için aşık dert çeker.Ve derman yine kendisindedir. Çünkü insan bu dünya ya gönderilirken sır ile gelmektedir.O sır hakkın zatıdır.
Kendiiç dünyasına nazar edip orada hakkı gören kullar dertlerine derman bulmuşolurlar.
Sağ u solum gözler idim dost yüzünü görsem deyü,
Ben taşrada arar idim ol cân içinde cân imiş.
Sağ ve solumu gözler idim dost yüzünü görmek için,
Ben dışarıda arar idim olcân içinde cân imiş.
Kullarkendi akılları ile kafa gözleri ile hakkı göreceklerini zannederler. Bu sebeplesağa ve sola, yukarı bakmaktadırlar. Ancak bu boşa bir çabadan başka bir şeydeğildir. Hak insanın içerisinde kalp aynasından yansıması ile görünür. Veşunuda unutmamak lazımdır ki Hakkı ancak Hak görür.
Öyle sanırdım ayriyem dost gayrıdırben gayriyem,
Benden görüp işiteni bildim ki olcânân imiş.
Öyle sanırdım ayriyem dost başkadır ben başkayım,
Benden görüp işitenibildim ki ol cânân imiş.
Tevhit ehli olmayan kullar daima ikiliktedir. Yanikendisi var, annesi, babası var birde Allah (c.c) var diye zanda bulunur. Halbu ki hepsinin özü tek olan Allah (c.c) tır. Bunu ancak tevhit zevki ilemüşahede eden kullar bilir. Çünkü onlar bu alemde ne yöne baksalar her yerdeO’nu görürler. İkilik gafletin göstergesidir. Bunu da ancak bir hakikatefendisine bende olarak aşabiliriz. Kul kendi fiillerinde, sıfatlarında vemevcudatında fena bulursa bunların hepsinin sahibinin hak olduğunu görür.Görmekle de kalmayıp göreninde o olduğunu yine onun şuhudu ile bilir.
Savm u sâlât u hac ile sanma biterzâhid işin,
İnsân‐ı Kâmil olmaya lâzım olan irfân imiş
Oruç, namaz ve hac ile sanma biter zâhid işin,
İnsân‐ı Kâmilolmaya lâzım olan irfân imiş
Oruç, namaz ve hac gibi ibadetlerin küçümsenmesiyoktur bu dizelerde. Bazı kişiler hemen bu amellerin boş olduğunu zannedip buibadetleri terk eder. Ancak burada hakka vasıl olmak için bu ibadetlerinyeterli olmayacağını, bununla beraber tevhit irfaniyetinin olmasınında lüzumuvurgulanmaktadır. Çünkü tevhit irfaniyeti ile kul ikilikten kurtulmadığı süreceyaptığı ibadetler tam manası ile kemal bulmaz. Çünkü kamil bir insan olmak içinönce şirkten geçip tekliğe ulaşmak gerektir.
Kande gelir yolun senin ya kandevarır menzilin,
Nerden gelip gittiğini anlamayanhayvân imiş.
Nereden gelir yolun senin ya nereye varır menzilin,
Nerden gelip gittiğini anlamayan hayvân imiş.
Kul bu dünaya nereden ve neden geldiğini bilmez isekendisine yüklenen ilahi sırrın farkında olmadan geldiği yere geri döner.Bizler sadece hislerden müteşekkil varlıklar değiliz. Yani sadece yemek içmekve üremek için bu dünya ya gönderilmedik. Çünkü bu özelliklerin hepsihayvanlarda da vardır. Bizi onlardan ayıran yegane şey ilahi sırdır.
O da herkeste buluanan hakkın zatıdır. Bu ilahibilinci bulmadan ve bilmeden geri gidenler hayvan hükmündedir.
Mürşid gerektir bildire Hakk’ı sanaHakk’al‐yakîn,
Mürşidi olmayanların bildiklerigümân imiş.
Mürşid gerektir bildire Hakk’ı sana Hakk’al‐yakîn,
Mürşidi olmayanların bildikleri şüpheli imiş.
Kişinin Hakkı bütün tecellileri ile tanıması için birhakikat efendisine bende olması şarttır. Çünkü bir efendiye varılmaz ise kulnakıs olarak geri döner. Hakikat efendisine varmayan kişiler daim olarak gizlişirkte ve suret ibadetindedir. Çünkü ibadetin özüne vakıf değildirler. Ortadabir benlik olduğu sürece de bu böyle devam edecektir. Kişi ancak bir hakikatefendisinin eğitimi ile kendisinin de hakikatinin haktan başka bir şeyolmadığını anlar.
Her mürşide dil verme kim yolun sarpa uğratır,
Mürşidi Kâmil olanın gâyet yolu âsân imiş
Her mürşide gönül verme kim yolun sarpa uğratır,
Mürşidi Kâmil olanın gâyet yolu kolay imiş
Her ben efendiyim diyen kişiye gönül verme dolanıpdurur ve zaman kaybedersin. Çünkü tarikatta olan ve kendilerini hakikat ehliolarak tanıtan kişiler etrafına öğrenci toplar.
Daha sonranefis mertebelerinde öğrencilerini senelerce oyalar ve öğrenciye günlüktespihatlar vererek onları oyalar ve kendisine isabet eden iyilikleriefendisinden bilmesini ister ve bir kötülük dokunduğunda ise onu derslerinieksik yaptığında öğrenciye yükler. Böylece kendisi de öğrencileri ile birliktenakıs olarak hakka geri dönerler. Hak efendisi bir öğrenciye üç şeyi sevdirir.Öncelikle Allah (c.c)’ı sevdirir. Sonra Resul’ü sevdirir ve sonra bütüntecellileri ile bu hayatı sevdirir. Kendilerini rabıta ettirmezler. Veöğrencilerini efendiye hediye alma yarışına sokmaz. Hiçbir öğrencisini diğerinetercih ettiğini açıklamaz. İşte böyle bir efendiye bende olanlar hakkıbulurlar. Yolları gayet düz olur ve maksatlarına çabuk ulaşırlar.
Anla hemen bir söz durur yokuşdeğildir düz durur,
Âlem kamû bir yüz dürür gören anıhayrân imiş.
Anla hemen bir söz durur yokuş değildir düz durur,
Âlem hepsi bir yüz dürür gören anı hayrân imiş.
Anla kiefendinin sözleri birlikten başka bir şey değildir. O daim olarak hakkıanlatır. Ve bu alemde görünenin haktan başka bir şey olmadığını telkin eder.Kim O’nu bütün yüzlerden izler ise bu hakikate hayran olur.
İşit Niyâzî’nin sözün bir nesneörtmez Hakk yüzün,
Hakk’dan ayân bir nesne yokgözsüzlere pinhân imiş
İşit Niyâzî’nin sözün bir nesne örtmez Hakk yüzün,
Hakk’dan ayân bir nesne yok gözsüzlere gizli imiş
Hakikat efendisinin sözünü işit ki hak bütün cihandaayandır.
Ondan başkabir nesne yoktur. Bunu ancak tevhit irfaniyeti ile görebilirsin. Çünkü avamAllah (c.c) görülmez der. Fakat hakikat ehline her an ayandır.
http://www.gunes.com/2012/12/09/yazar/3470/riza_zelyut/osmanli_erkekleri.html
http://webarsiv.hurriyet.com.tr/2000/09/10/239344.asp
http://osmanli.darulerkam.altinoluk.com/iibolum-osmanli-devleti%E2%80%99nin-kurulusunda-tasavvufun-rolu/osmanli%E2%80%99dan-sonraki-dram/
http://gundem.bugun.com.tr/bizanslilar-katolikler-yerine-osmanli-yonetimini-istemisti-yazisi-214839
http://haber.gazetevatan.com/o-sozu-granduk-notaras-soyledi/497745/1/gundem
http://haber.gazetevatan.com/tek-bir-osmanli-padisahi-dahi-hacca-gitmedi/498225/4/yazarlar
http://www.uzmanportal.com/hacca-giden-osmanli-padisahlari-padisahlar-neden-hacca-gitmemislerdir.html/
http://www.bakimliyiz.com/tarih/83354-osmanli-padisahlarinin-hacca-gitmeme-sebepleri-nelerdir.html
vizyon misyon komisyon
allahdan korkan kuldan utanan inatcı olmayan.
öfke biriken bir durumdur
elin iyisi evin ayısı ..başkalarına iyi davrandığı halde, ev halkına kötü davranan kul
vaktiyle iki dost olan, ve baba erenlerden ders alırken araları açılan iki ozanın, sazla-sözle bir nevi sıdır.
bir zamanlar 7 taşaklılardan an olan bu iki ozan, üstadları taşşaki babanın rahle-i tedrisinde yetişmiş, iki güzel gönül adamıdır...
vur davulcu davula şenlik başlasın!
buharoğlu denilen o gavat nerde?
benle başa çıkamaz artık anlasın,
buharoğlu denilen o gavat nerde?
benim göte laf atma, alası sende,
kese kese dediğin bak götüne kaçmasın,
göt nasıl olurmuş bakarak, gördük sayende;
dün güldüğün adam, bugün götün açmasın...
belden aşağı dalan, 3ün 1ini alır,
eline bi alınca sanata hayran kalır.
ben edebli adamım, terbiyemi bozdurma;
buharoğlu bir yirse, doymaz bi daha alır...
elindeki çıbığa tetristen mi alıştın?
bir de utanmadan taşakiye sataştın?
bre mal değneği sana demediler mi?
bir yiyen meftun buna, ne de çabuk alıştın...
dansöz değil dervişem önce bunu bi öğren...
lâf yimeye doymadın, ikindi, sabah öğlen...
senin gibiler burda, az değil sürüylen,
buharoğlu ayağını denk al aslanım...
namaz ile vakitin daha farkın bilmezsin,
utanmadan şahsıma bir de dersin cahil.
git öğren desem de boş, bilirim öğrenmezsin
nasil adamsın la sen? hem boşboğaz hem cahil...
eskiden de böyleydin, saldırgan ve küfürbaz,
seni bu yüzden kovdu, üstadim anla biraz,
edebli olsana azicik bre utanmaz arlanmaz,
sen ne lâf anlamazsın, kalın kafalı cahil...
derdim buharoğluyla, çık aradan romeo,
akılı olmaz isen, üstünde edem rodeo
buharoğlu söz bilmez, gene mi küfür, ne o?
senden ala öküz mü var? bre gafil, be hey cahil
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
https://twitter.com/kanaryamfenerli