13 Mart 2014 Perşembe

The Moon (Al-Qamar)54.----54.SURE KAMER SURESİ

_/\/\____________/\/\_____________ KANARYAM █▓▒░▒▓█ FENERLİ ¯¯¯¯¯¯\/\/¯¯¯¯¯¯¯¯¯\/\/¯¯¯¯¯¯¯¯¯ This chapter has 55 verses. In the Name of Allah, Most Gracious, Most Merciful. 1. The Hour (of Judgment) is nigh, and the moon was cleft asunder. 2. But if they see a Sign, they turn away, and say, "This is (but) continuous magic." 3. They reject (the warning) and follow their (own) lusts but every matter has its appointed time. 4. There have already come to them such tidings as contain a deterrent, 5. A Wisdom far-reaching;- but (the preaching of) Warners profits them not. 6. Therefore, (O Prophet,) turn away from them, (and await for) the Day that the Caller will call (them) to a terrible affair, 7. They will come forth,- their eyes humbled - from (their) graves, (torpid) like locusts scattered abroad, 8. Hastening, with eyes transfixed, towards the Caller!- "Hard is this Day!", the Unbelievers will say. 9. Before them the People of Noah rejected (their messenger): they rejected Our servant, and said, "Here is one possessed!", and he was driven out. 10. Then he called on his Lord: "I am one overcome: do Thou then help (me)!" 11. So We opened the gates of heaven, with water pouring forth. 12. And We caused the earth to gush forth with springs, so the waters met (and rose) to the extent decreed. 13. But We bore him on an (Ark) made of broad planks and caulked with palm- fiber: 14. She floats under Our eyes (and care): a recompense to one who had been rejected (with scorn)! 15. And We have left this as a Sign (for all time): then is there any that will receive admonition? 16. But how (terrible) was My Chastisement and My Warning? 17. And We have indeed made the Qurán easy to understand and remember: then is there any that will receive admonition? 18. The Àd (people) (too) rejected (Truth): then how terrible was My Chastisement and My Warning? 19. For We sent against them a furious wind, on a Day of bitter ill-luck, 20. Plucking out men as if they were roots of palm-trees torn up (from the ground). 21. Yea, how (terrible) was My Chastisement and My Warning! 22. But We have indeed made the Qurán easy to understand and remember: then is there any that will receive admonition? 23. The Thamüd (also) rejected (their) Warners. 24. For they said: "What! a man! a Solitary one from among ourselves! shall we follow such a one? Truly should we then be in error and madness! 25. "Is it that the Message is sent to him, of all people amongst us? Nay, he is a liar, an insolent one!" 26. Ah! they will know on the morrow, which is the liar, the insolent one! 27. For We will send the she-camel by way of trial for them. So watch them, (O Sálih), and possess thyself in patience! 28. And tell them that the water is to be divided between them: each one's right to drink being brought forward (by suitable turns). 29. But they called to their companion, and he took a sword in hand, and hamstrung (her). 30. Ah! how (terrible) was My Chastisement and My Warning! 31. For We sent bf1 against them a single Mighty Blast, and they became like the dry stubble used by one who pens cattle. 32. And We have indeed made the Qurán easy to understand and remember: then is there any that will receive admonition? 33. The people of Lüt rejected (his) warning. 34. We sent against them a violent tornado with showers of stones, (which destroyed them), except Lüt's household: them We delivered by early Dawn,- 35. As a Grace from Us: thus do We reward those who give thanks. 36. And (Lüt) did warn them of Our Violent Seizure, but they disputed about the Warning. 37. And they even sought to snatch away his guests from him, but We blinded their eyes. (They heard:) "Now taste ye My Wrath and My Warning." 38. Early on the morrow an abiding Chastisement seized them: 39. "So taste ye My Chastisement and My Warning." 40. And We have indeed made the Qurán easy to understand and remember: then is there any that will receive admonition? 41. To the People of Pharaoh, too, aforetime, came Warners (from Allah). 42. The (people) rejected all Our Signs; but We seized them with the Seizure of a Mighty, Powerful. 43. Are your Unbelievers, (O Quraish), better than they? Or have ye an immunity in the Sacred Books? 44. Or do they say: "We acting together can defend ourselves"? 45. Soon will their multitude be put to flight, and they will show their backs. 46. Nay, the Hour (of Judgment) is the time promised them (for their full recompense): and that Hour will be most grievous and most bitter. 47. Truly those in sin are the ones in error and madness. 48. The Day they will be dragged through the Fire on their faces, (they will hear:) "Taste ye the touch of Hell!" 49. Verily, all things have We created in proportion and measure. 50. And Our Command is but a single (word),- like the twinkling of an eye. 51. And (oft) in the past, have We destroyed gangs like unto you: then is there any that will receive admonition? 52. All that they do is noted in (their) Books (of Deeds): 53. Every matter, small and great, is on record. 54. As to the Righteous, they will be in the midst of Gardens and Rivers, 55. In a sure abode with a Sovereign Omnipotent. http://www.kuranikerim.com/english/54.html 54-KAMER SURESİ elmalılı meali 1 - Kıyamet saati yaklaştı, Ay yarıldı. 2 - Bir mucize görseler hemen yüz çevirirler ve "süregelen bir büyüdür" derler. 3 - Yalanladılar, nefislerinin arzularına uydular. Halbuki her iş yerini bulacaktır. 4 - Andolsun ki onlara (kötülükten) vazgeçirecek nice önemli haberler gelmiştir. 5 - Bunlar üstün bir hikmettir fakat uyarılar fayda vermiyor. 6 - Sen de onlardan yüz çevir ki, o gün çağırıcı, görülmedik müthiş bir şeye çağırır. 7 - Gözleri düşkün düşkün (zelil ve hakir) kabirlerinden çıkarlar, sanki yayılan çekirgeler gibidirler. 8 - O çağırana koşarak, kâfirler: "Bu çetin bir gündür." derler. 9 - Onlardan önce Nuh'un kavmi de yalanlamıştı. Kulumuzu yalanladılar ve: "Cinlenmiştir." dediler. Ve (Nuh davetten vazgeçmeye) zorlandı. 10 - Bunun üzerine Rabbine: "Ben yenik düştüm, bana yardım et!" diyerek yalvardı. 11 - Biz de boşalan bir su ile göğün kapılarını açtık. 12 - Yeri de kaynaklar halinde fışkırttık, derken sular takdir edilmiş bir iş için birleşti. 13 - Nuh'u da tahtalardan yapılmış, çivilerle (çakılmış gemi) üzerinde taşıdık. 14 - Nankörlük edilen (kulumuz)e bir mükafat olmak üzere (gemi), gözlerimizin önünde akıp gidiyordu. 15 - Bunu bir ibret olarak bıraktık, ibret alan yok mudur? 16 - Benim azabım ve uyarılarım nasılmış (görsünler) 17 - Andolsun biz Kur'ân'ı öğüt almak için kolaylaştırdık. Öğüt alan yok mudur? 18 - Âd (kavmi) da yalanladı, azabım ve uyarılarım nasıl oldu? 19 - Biz onların üstüne, uğursuzluğu devam eden bir günde dondurucu bir rüzgar gönderdik. 20 - (O rüzgar) insanları, sökülmüş hurma kütükleri gibi yere seriyordu. 21 - Nasılmış benim azabım ve uyarım? 22 - Andolsun biz Kur'ân'ı öğüt almak için kolaylaştırdık. Öğüt alan yok mudur? 23 - Semûd da o uyarıları yalanladılar. 24 - "Bizden bir insana mı uyacağız? O takdirde biz apaçık bir sapıklık ve çılgınlık içine düşmüş oluruz." dediler. 25 - "Zikir, aramızdan ona mı bırakıldı? Hayır o, yalancı, küstahın biridir" (dediler). 26 - Yarın onlar, yalancı, küstahın kim olduğunu bilecekler. 27 - Biz onlara, kendilerini imtihan etmek için dişi deveyi göndereceğiz. Onun için sen onları gözet ve sabırlı ol. 28 - Onlara suyun aralarında paylaştırılacağını haber ver; her içene düşen miktar, hazır kılınmıştır. 29 - Bunun üzerine arkadaşlarına bağırdılar. O da (bıçağı) çekerek (deveyi) kesti. 30 - Ama azabım ve uyarılarım nasıl oldu. 31 - Biz onların üzerine tek sayha (korkunç bir ses) gönderdik; ağılcının topladığı çalı çırpı kırıntıları gibi kırılıp dökülüverdiler. 32 - Andolsun biz Kur'ân'ı öğüt almak için kolaylaştırdık. Öğüt alan yok mudur? 33 - Lût kavmi de uyarıları yalanladı. 34 - Biz de onların üzerlerine (taşlar savuran) bir fırtına gönderdik. Yalnız Lût ailesini seher vakti kurtardık, 35 - Katımızdan bir nimet olarak. Biz şükredeni böyle mükafatlandırırız. 36 - (Lût), onları bizim yakalamamıza karşı uyarmıştı. Fakat ikazlara karşı kuşku duydular, 37 - Onun konuklarından murad almaya kalkıştılar. Biz de gözlerini siliverdik. "Haydi azabımı ve uyarılarımı tadın!" (dedik). 38 - Sabah erken, onları kararlı bir azab yakaladı. 39 - "Azabımı ve uyarılarımı tadın!" (dedik). 40 - Andolsun biz Kur'ân'ı öğüt almak için kolaylaştırdık. Öğüt alan yok mudur? 41 - Şüphesiz Firavun ailesine de uyarıcı peygamberler geldi. 42 - Lakin onlar bütün âyetlerimizi yalanladılar. Biz de onları çok kuvvetli ve kudretli bir yakalayışla yakaladık. Bu kıssalardan hisseye gelince; 43 - Şimdi sizin kâfirleriniz, onlardan hayırlı mı? Yoksa kitaplarda sizin için bir beraet mi var? 44 - Yoksa "Biz birbirimize yardım eden bir topluluğuz." mu diyorlar? 45 - Her halde o topluluk bozulacak ve geriye dönüp kaçacaklardır. 46 - Bilakis kıyamet onlara vaad edilen asıl saattir. Saat cidden çok feci ve acıdır. 47 - Muhakkak ki suçlular sapıklık ve çılgınlık içindedirler. 48 - O gün yüzleri üstü ateşte sürüklenecekler, "Cehennemin dokunuşunu tadın!" (denilecek). 49 - Haberiniz olsun ki, biz her şeyi bir kadere göre yarattık. 50 - Buyruğumuz yalnız bir tekdir, göz açıp yumma gibidir. 51 - Andolsun biz, sizin benzerlerinizi hep helak ettik. Öğüt alan yok mudur? 52 - İşledikleri her şey, kitaplarda mevcuttur. 53 - Küçük, büyük hepsi satır satır yazılmıştır. 54 - Takva sahipleri cennetlerde, nur içindedirler. 55 - Güçlü padişahın huzurunda doğruluk koltuklarındadırlar. سَيُهْزَمُ الْجَمْعُ وَيُوَلُّونَ الدُّبُرَ Se yuhzemul cem’u ve yuvellûned dubur(dubura). Yakında hepsi hezimete uğratılacak ve arkalarına dönecekler (kaçacaklar). 500 kere okunmalı rahman suresi 17 ayet 17 - (O) iki doğunun ve iki batının Rabbidir. رَبُّ الْمَشْرِقَيْنِ وَرَبُّ الْمَغْرِبَيْنِ Rabbul meşrikayni ve rabbul magribeyn(magribeyni). http://blog.milliyet.com.tr/rahman-suresindeki-2--ler-sirri------/Blog/?BlogNo=326485 http://www.yeterlik.com/?pnum=41&pt=%C4%B0mamet%20ve%20Hitabet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

https://twitter.com/kanaryamfenerli